Umran Ne Demek Sosyoloji? Günlük Hayattan Sosyal Bir Analiz
Hadi bir soruyla başlayalım: “Sosyolojinin bir kelimeyle hayatı açıklayacak bir süper gücü olsa, o kelime ne olurdu?” Cevap kesinlikle “umran” olurdu. Evet, doğru duydunuz. Şimdi bu kelimeyi biraz açalım, çünkü bu kelime aslında sadece bir Arapça kelime değil, aynı zamanda çok derin, oldukça komik, bir o kadar da şaşırtıcı bir kavram.
Umran Nedir? Ve Benim Hayatımda Ne İşe Yarar?
Sosyoloji, yani toplumları, insanları ve toplumsal yapıları inceleyen bir bilim dalı, bazen o kadar soyut ve karmaşık gelir ki, bir kafede arkadaşlarla çayı içerken bile “ya acaba biz şu an sosyolojik bir araştırma yapıyor muyuz?” diye düşünürsünüz. O an gelince, “umran” diye bir şeyle karşılaşıyorsunuz.
“Umran ne demek?” dediğinizde, temel olarak kelime şu anlamda kullanılır: “Medeni gelişmişlik” veya “toplumsal refah”. Şimdi tabii ki sosyolojiyi dert etmeyen biri olarak, “yani modern hayatın, teknoloji ve kültürle harmanlanmış versiyonu mu?” diyebilirsiniz. Hah, işte o zaman “Bingo!” diyorum ve o derin, hüzünlü bakışlarla size bakıyorum.
İzmir’de bir kafe masasında oturuyoruz, dört arkadaş; herkesin telefonuna gömülmüş, bir yandan sosyal medyada hayatta kim ne yapıyor diye bakarken bir anda biri dönüp “ya, bu ‘umran ne demek sosyoloji’ kısmını anlamadım,” dedi.
“Yani, sosyolojinin ana meselesi nedir?”
“Toplum” dedim, bana bakınca iyice düşündü, derin bir sesle:
“O zaman biz de medeniyetin ortasında kaybolmuş birer umran örneğiyiz, ha?”
“Bingo!” dedim.
Şimdi burada o eski kavramı bir kenara bırakıp şunu düşünmek lazım: Aslında umran, sadece ‘refah’ anlamında kullanılmaz. Sosyolojik açıdan, insanlık tarihindeki her aşama, gelişim, şehirleşme, modernleşme gibi süreçlerle de bağlantılıdır. Bugün İzmir’de yürürken, bisiklete binenlerden tutun da, sokaklarda bir şeyler satan abiye kadar her şey aslında bir “umran” örneğidir.
Umran ve Şehir Hayatı: Medeni Olmanın Çeyrek Hali
Bir gün arkadaşlarla sokakta yürürken, herkesin farklı kafelerde çay içmeye, farklı parklarda buluşmaya gittiğini gözlemledim. Herkesin şehre ve sosyo-kültürel yapıya dair bir izlenimi var ama kimse tamamen mutlu değil, kimse tam olarak “umran” seviyesine çıkmamış.
Mesela şöyle bir diyalog geçiyor:
Ben: “Bir kafe açmak istiyorum, ama sadece kitap okuma odası olacak, hayalimdeki umranı yaratacağım.”
Arkadaşım: “O zaman deli olursun, kime satacaksın? İnsanlar çay içmek için geldiklerinde ‘Ya, burada sadece kitap var’ diyebilirler.”
Ben: “Evet ama kitap da medeniyet, insanlık tarihi. O yüzden, ‘umran’ dedikleri bu işte.”
Her ne kadar kafede kurgusal bir şekilde “umran” yaratmak istesem de, aslında pratikte, toplumumuzun gelişmişliği ve refahı, hepimiz için farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Bizim için “umran” dediğimiz şey, sadece şehirdeki parkta yürüyüş yapmak, 5G’yi test etmek, toplu taşıma araçlarında surat asmak değil; aynı zamanda içsel refah ve toplumsal gelişim.
Gündelik Hayatta Umran: Çelişkili Ama Eğlenceli
Bir gün, sabah işe gitmek için toplu taşıma aracına bindiğimde, yine klasik bir sahne: İnsanlar, herkes kendi halinde. Bir kişi telefonunda dizisini izliyor, bir diğeri iş yerindeki e-posta trafiğini kontrol ediyor, bir diğeri kafasında “bu toplumda benim yerim ne?” sorusunu mırıldanıyor gibi. Ve bir anda, kendi iç sesimle karşılaşıyorum:
İç Ses: “Ya, acaba biz bu medeni gelişmişliğin neresindeyiz?”
Sonra işyerine gelirken, kahve almak için sıra beklerken aklıma bir şey geliyor. “Medeni gelişmişlik” dediğimizde, aslında sadece binalardan ya da teknolojiden değil, bireylerin birbirine yaklaşımından da bahsediyoruz. Düşünsene, bir insanın insanlık tarihine dair en derin düşüncelerini anlatması ne kadar umranlı bir şey olabilir ki! Bu kadar kafa yorduktan sonra, hemen telefonumu çıkarıp “umran ne demek sosyoloji” diye Google’a yazıyorum. Google da sağ olsun bana basitçe, “işte bu, refah ve medeniyet” diyor. Hımm, işte o zaman da düşündüm: “Yani, koca şehirde ben ve arkadaşlarım, en medeni şekilde kahvemi içerken bile umranı yakalayamayacak mıyız?”
Sonuç: Umran Sadece Binalarla İlgili Mi?
Sonuçta, umran ne demek sosyoloji sorusu, basit bir açıklamadan çok daha fazlasını anlatıyor. Şehirleşme, medeni gelişmişlik, refah… Bunlar aslında toplumsal yapının her noktasına sirayet etmiş kavramlar. Ama unutmayın, sadece binalarda değil, kafelerde, sokaklarda, sosyal medyada, hatta bazen yolda yürürken karşımıza çıkabiliyorlar. Gerçek “umran” ise, belki de bir parkta oturup, birbirimize gülerek dertleştiğimiz, farklı fikirleri kabul ettiğimiz o anlarda gizlidir.
Yani, sosyoloji dersinden değil ama günlük hayatın içinden aldığımız “umran” dersiyle, biz de medeniyetin izini sürmeye devam ediyoruz.