Halk Dilinde Hastalık İsimleri: İzmirli Bir Gençten Komik Bir Bakış
Halk arasında duyduğumuz hastalık isimleri var ya, hani bazen doktorların ciddiyetle açıklamalar yaparken birden bir “kızım senin mikrobun var!” diye bağıracak gibi hissettiğimiz o ifadeler. İşte o isimler, hiç de bildiğimiz tıbbi isimler gibi duyulmaz. İsmine bakıp, bazen hasta olmadan önce bir “hastalanasım geldi” diyebileceğiniz kadar eğlenceli olabiliyor. Ama asıl mesele o hastalıkların ne kadar ‘bizim’ olduğunda, değil mi? Yani kimse “romatizmal artrit” falan demez. “Eklem ağrısı” diyelim ve devam edelim. Bugün de biz de halk dilinde hastalık isimlerini mizahi bir şekilde keşfedeceğiz. Hadi başlayalım!
İzmir’deki Bir Genç Olarak Başlayalım
Ben İzmirliyim, 25 yaşımdayım ve bildiğiniz gibi hep gülen biriyim, ama bir o kadar da içimde derin düşünceler barındırıyorum. Neyse, bu yazının amacı gülmek, o yüzden fazla düşünmeyeceğiz! Bizim arkadaş grubunda sürekli espriler yapılır ama işin garibi, bizde hastalıklar da birer espri konusu olmuştur. O kadar çok hastalık adı duydum ki, bazen kendi sağlığımdan şüphe etmeye başlıyorum. Mesela geçen gün Ege’deki kafelerde biraz fazla deniz havası alıp, arkadaşlarla bir çay içtikten sonra “aman Allah’ım! Bende ‘Çınar hastalığı’ var” dedim. Arkadaşlarım da “Ne o ya?” diye bakarken, ben tabii ki “Daha yeni başlamış, bakarsın sonunda kök salarım!” diye espiri yapıyordum.
Halk Dilinde Hastalık İsimleri: Eğlenceli Olanlar
Halk dilindeki hastalık isimlerine geçmeden önce, bir göz atalım, neler var diye. Aslında bu isimlerin çoğu, hastalıkların tam olarak ne olduğunu anlamaktan çok, genelde toplumun hastalığa bakış açısını yansıtıyor. Bir nevi dilin sağlığı, değil mi? İşte bazılarına göz atalım:
1. Karaciğer Yağlanması = “Sarılık”
Evet, halk arasında bu durumu çoğu kişi “sarılık” olarak bilir. Ama bakın, bir dakika, sarılık başka bir şey! Neyse, bu hastalık da genellikle yanlış anlaşılıyor. Karaciğer yağlanması, aslında biraz fazla alkol tüketiminin ve dengesiz beslenmenin sonucu. Ama öyle bir anlatılır ki, bir nevi “ayakları yerden kesmek” gibi bir hisse kapılırsınız. “Aman ha, sakın sarılıkla karıştırma” dedikleri an, tam anlamıyla panik başlar. Durumu kabullenip, hemen bir çözüm aramaya başlarsınız: “Süt, bal, zeytinyağı, hayatta kalır mıyım?”
2. Böbrek Taşı = “İdrar Yolu Taşması” veya “Feryat Edilen Taş”
Bir de bu böbrek taşı meselesi var. İsminden bile bir gariplik hissi uyanıyor insanın içinde. Kısaca halk arasında “idrar yolu taşması” diyoruz ama o taşların ne kadar can yakıcı olduğunu bilen bilir. Bir arkadaşım, tam olarak bu hastalığa yakalandığında şöyle demişti: “O taşlar var ya, hele o ilk anı var ya, sanki içimden biri geçip girmiş de, benden izin almayı unutmuş gibi hissediyorum.” Gerçekten de böbrek taşı konusunda halk dilindeki espriler hiç eksik olmuyor.
3. Grip = “Çok Hasta Olmak”
Kimsenin “bende grip var” demediği, hep “çok hasta oluyorum” dediği bir hastalık bu. Hele ki grip sezonu geldiğinde, 25 yaşındaki birinin bile annesinin “Bu kış bir sürü hasta olursun, dikkat et!” uyarısı aldığı zamanlar olur. O kadar yaygın ve sıradan bir hastalık ki, adı bile eğlenceli: “Hasta olma durumu.”
4. Kanser = “Amansız Hastalık”
Bu da çok hassas bir konu ve kesinlikle komik olmaması gereken bir hastalık. Ama halk arasında bir nevi “amansız hastalık” gibi bir ifade var. Kanser bir felaket, bunu biliyoruz ama bazen karşımıza öyle bir şekilde çıkıyor ki, insanlar yavaşça ama “yavaşça” bu kelimeyi kullanmaya başlıyor. “Yoksa sen de kanser misin?” cümlesini duyduğumuzda bir “yıkılma” hali oluyor, ama sonra bu kelime bile espriyle geçiştiriliyor. “Vallahi ben amansız hastalık oldum, bak şu sıralar 6. dalgasını yaşıyorum!”
Halk Dilinde Hastalık İsimlerinden Diğer Komik Anlamlar
Halk dilinde hastalıklar bir bakıma, yaşadığımız toplumun “iletişim” biçimlerinden biri haline gelmiş. Bazen de hastalık isimleri o kadar komik anlamlar taşıyor ki, biz de “bu hastalığı sadece bizim mahallesi mi bulmuş?” diye düşünüyoruz. Mesela:
5. Romatizma = “Yaşlılık Hastalığı”
Romatizma, halk dilinde çoğunlukla “yaşlılık hastalığı” olarak adlandırılır. Ama kimse, “bende romatizma var” deyince “ah, geçmiş olsun” demiyor. Herkes rahatça “eyvah, bir de bunu mu yedik” diye espri yapıyor. O kadar rahatız ki, bazen romatizma kelimesinin içindeki “r” harfi, neredeyse “röportaj” gibi bir anlam taşımaya başlıyor: “Bunu benden bir röportaj gibi dinlersin.”
6. Soğuk Algınlığı = “Ağır Grip”
Soğuk algınlığının halk dilinde çok hafife alındığı bir hastalık olduğunu düşünüyorum. Çünkü “soğuk algınlığı” deyince herkes “ah, ben de her yıl iki kere yakalanırım” diyerek geçiştirir. Oysa ki, o soğuk algınlığı, tam olarak vücudun “yeter, birazcık da ben hasta olayım” dediği andır. Şöyle bir ses duydum bir ara: “Oğlum, soğuk algınlığı geçireceğim diye neden bu kadar şişkinim?”
7. Alerji = “Her Şey Alerji Yapıyor!”
Ve alerji! Bu hastalık, neredeyse herkesin hayatında bir anı barındırır. Fakat halk arasında şöyle bir algı var: “Aman Allah’ım! Benim alerjim var, her şey alerji yapıyor!” Alerji, bir anda seni bir çiçekle, tozla, ya da kedinle ilgili “yok ya, hadi bu da benden olsun!” diye karşılaştırmanızı sağlayan bir hastalık. Benim arkadaşım, sigara içtiği zaman her zaman “benim alerjim var, sigara içiyorum” der. Kendi durumunu başkalarına anlatmak zorlaşıyor!
Halk Dilindeki Hastalık İsimlerine Bir Final
Halk dilinde hastalık isimleri, bazen sadece laf olsun diye duyduğumuz şeylerdir. Ancak bu hastalıklar halk arasında o kadar mizahi bir şekilde anlatılır ki, bazen ciddi bir hastalık bile komik bir hale gelir. “Grip oldum” diyorsun, sonra herkes gülmeye başlıyor, çünkü halk arasında grip, “çok hasta olma” halidir. Ama kimse durup da derinlemesine bakmaz, aslında grip de tam bir hastalıktır, önemli bir şeydir.
İzmirli bir genç olarak, ben de her zaman hastalıkları hem komik hem de biraz da ironik bir şekilde görmeye çalışırım. Sonuçta hepimiz bir şekilde hayatımızda bir hastalık geçireceğiz, ama asıl mesele, ona nasıl yaklaştığımıza dair bakış açımız. Sadece hastalıkları değil, hayatı da böyle anlamalıyız: bir gülüşle geçirilen anlar her şeyin önündedir.