Küresel Isınmanın Yarattığı Sorunlar Nelerdir? Bir Yaz Akşamında İçime Çöken Sessizlik
“İklimin insanların beslenmesi üzerinde nasıl bir etkisi olabilir” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.
Kayseri’de yaz akşamları eskiden başka olurdu. Bunu söylerken yaşlı biri gibi konuştuğumu fark ediyorum ama gerçekten öyleydi. Çocukken dedemlerin bahçesinde otururduk. Hava serin olurdu. Annem ince bir hırka getirirdi çünkü gece ayazı çökerdi. Şimdi temmuz gecesinde balkon kapısını açınca yüzüme çarpan şey serinlik değil, bunaltıcı bir sıcaklık oluyor.
Geçen yaz bir gece günlük yazarken durup uzun uzun düşündüm. “Küresel ısınmanın yarattığı sorunlar nelerdir?” diye internette aratmıştım önce. Sonra fark ettim ki cevaplar sadece grafiklerden ya da haberlerden ibaret değildi. O sorunlar artık bizim hayatımızın içine taşmıştı. Sessizce, yavaş yavaş, kimse fark etmeden.
Ve galiba en korkutucu kısmı buydu.
Bir Temmuz Günü Başlayan Tuhaflık
Sıcaktan Kaçamadığımız O Gün
Geçen yıl temmuz ayında arkadaşım Ece’yle Cumhuriyet Meydanı’nda buluşacaktık. Hava durumunda 39 derece yazıyordu ama telefon ekranındaki sayı gerçeği anlatmaya yetmiyordu. Şehrin üstüne görünmez bir battaniye örtülmüş gibiydi.
Yolda yürürken nefes almak zorlaştı. İnsanlar gölge bulabilmek için bina diplerine sığınıyordu. Kuş sesleri bile azalmıştı. O gün ilk kez içimde garip bir korku hissettim.
Eskiden yaz sıcakları sadece “bunaltıcı” olurdu. Şimdi ise insanın enerjisini emen başka bir şeye dönüştü.
Ece bana buzlu kahvesinden bir yudum uzatırken şunu söyledi:
“Biz galiba mevsimleri kaybediyoruz.”
Bu cümle bütün gün kafamda yankılandı.
Küresel Isınmanın Yarattığı Sorunlar Nelerdir?
Aslında bu sorunun cevabı artık sadece kutuplardaki buzullar değil. O buzullar eriyor evet ama mesele çok daha yakınımızda yaşanıyor.
Ben bunu en çok küçük anlarda fark etmeye başladım.
Kuruyan Ağaçlar
Mahallemizde yıllardır duran yaşlı bir ağaç vardı. Her bahar yemyeşil olurdu. Çocuklar altında oynardı. Bu yaz yapraklarının yarısı kurudu.
Bir ağacın sessizce ölmesini izlemek insanın moralini bozuyor.
Çünkü doğa bağırmıyor. Önce sadece biraz yoruluyor.
Sonra biraz daha.
Sonra bir gün tamamen susuyor.
Su Krizi
Babam geçenlerde baraj doluluk oranlarından bahsediyordu sofrada. Eskiden böyle konular sadece haberlerde olurdu. Şimdi herkes konuşuyor.
Kayseri’de bazı günler suyun bile kıymeti daha fazla hissediliyor. Duş alırken bile insan istemsizce hızlı davranıyor. Çünkü zihninin bir köşesinde şu düşünce var:
“Ya bir gün gerçekten yetmezse?”
Küresel ısınmanın yarattığı sorunlar nelerdir diye düşündüğümde aklıma ilk gelen şeylerden biri bu oluyor artık: su korkusu.
Bir Akşamüstü Gelen Toz Bulutu
Gökyüzünün Rengi Değişti
Geçen bahar tuhaf bir gün yaşadık. Öğleden sonra gökyüzü sarıya döndü. Bildiğin film sahnesi gibiydi. İnsan dışarı bakınca kendini başka bir gezegende sanıyordu.
Telefonuma mesajlar düşmeye başladı:
“Dışarı çıkma.”
“Toz taşınımı varmış.”
Camdan dışarı baktığımda apartmanların üstü puslu görünüyordu. Boğazım yanıyordu. O an içimde çok tuhaf bir his oluştu. Sanki dünya hasta olmuştu.
Küresel ısınmanın yarattığı sorunlar nelerdir diye araştırınca uzmanların söylediği şeylerden biri iklim dengesinin bozulmasıydı. Eskiden belli dönemlerde yaşanan doğa olayları artık daha sık ve daha sert yaşanıyor.
Ve insan bunu kendi gözleriyle görünce mesele soyut olmaktan çıkıyor.
Hayvanların Sessizliği Beni Daha Çok Üzüyor
Kaybolan Serçeler
Ben küçükken sabahları pencereyi açınca serçe sesleri gelirdi. Şimdi bazen dikkat ediyorum… sessizlik var.
Belki kulağa abartılı geliyor ama bu beni gerçekten üzüyor.
Bir canlı türünün yavaş yavaş azalmasını görmek insanın içine oturuyor. Çünkü onlar konuşup yardım isteyemiyor.
Geçen gün parkta susuzluktan dili dışarı çıkmış bir sokak köpeği gördüm. Çantamdaki suyu kaba döktüm. Öyle hızlı içti ki…
İnsan o an şunu fark ediyor:
Bu dünya sadece bizim değil.
Ama en çok zarar görenler, olan bitene hiçbir etkisi olmayan canlılar oluyor.
İnsanların Ruh Hali Bile Değişiyor
Sürekli Yorgunluk Hissi
Son birkaç yıldır yaz aylarında herkes daha gergin gibi geliyor bana. Otobüste insanlar çabuk sinirleniyor. Sokakta tahammül azalıyor.
Belki basit görünüyor ama aşırı sıcak gerçekten insan psikolojisini etkiliyor.
Uyuyamıyorsun.
Dinlenemiyorsun.
Sürekli halsiz hissediyorsun.
Küresel ısınmanın yarattığı sorunlar nelerdir sorusunun psikolojik tarafı çok az konuşuluyor bence. Oysa insanlar fark etmeden tükeniyor.
Geçen yaz gece üçte balkonda oturup ağladığımı hatırlıyorum. Sebebi tam olarak sıcak değildi belki ama o bunaltıcı hava insanın zihnini de yoruyor.
Sanki dünya nefes alamıyor ve biz de onunla birlikte daralıyoruz.
Çiftçilerin Gözündeki Endişe
Dedemin Arkadaşının Söylediği Cümle
Geçen ay köye gittik. Dedemin eski arkadaşıyla oturduk biraz. Tarladan yeni dönmüştü. Yüzü güneşten iyice yanmıştı.
Bir ara çayından yudum aldı ve şunu dedi:
“Toprak eskisi gibi kokmuyor.”
Bu cümle beni çok etkiledi.
Çünkü çiftçiler doğayı bizden daha iyi hissediyor. Yağmurun değişimini, toprağın susuzluğunu, havanın dengesini hemen fark ediyorlar.
Kuraklık arttıkça üretim zorlaşıyor. Meyveler küçülüyor. Verim düşüyor. Bu sadece tarımı değil hepimizi etkiliyor.
Market fiyatlarından soframıza kadar her şey değişiyor.
Küresel Isınmanın Yarattığı Sorunlar Nelerdir? Cevap Artık Hayatın İçinde
Eskiden bu soruya daha teorik cevaplar verilirdi:
- Buzullar eriyor
- Deniz seviyesi yükseliyor
- Sıcaklık artıyor
Ama artık bunlar günlük hayatın içine girdi.
Orman Yangınları
Televizyonda yanan ormanları izlemek insanın içini parçalıyor. Ağaçların arasında kaçmaya çalışan hayvanları görünce boğazım düğümleniyor.
Yanlış hatırlamıyorsam geçen yaz birkaç gece sırf bu görüntüler yüzünden uyuyamamıştım.
Çünkü insan doğayı sadece manzara sanıyormuş gibi yaşıyor bazen. Halbuki doğa gidince insanın içindeki huzur da gidiyor.
Mevsimlerin Kayması
Artık kış tam kış gibi değil.
İlkbahar birkaç hafta sürüyor.
Sonra bir anda kavurucu sıcak geliyor.
Montla çıktığın günün ertesi tişört giyiyorsun.
Vücut bile şaşırıyor artık.
Yine de Umut Var mı?
Bazen karamsarlığa kapılıyorum. Bunu inkâr edemem. Özellikle gece haber okurken insanın içine ağırlık çöküyor.
Ama sonra küçük şeyler görüyorum.
Mesela geçen gün parkta küçük bir çocuk yere çöp atan adamı uyardı.
Bir arkadaşım termos taşımaya başladı plastik tüketmemek için.
Bazı insanlar balkonunda bitki yetiştiriyor.
Kimisi arabayı daha az kullanmaya çalışıyor.
Bunlar dünyayı tek başına kurtarmıyor belki ama umut duygusunu canlı tutuyor.
Çünkü değişim bazen büyük konferanslarla değil, küçük vicdanlarla başlıyor.
Bu içeriğimizin sonuna geldik. Eru olarak “İklimin insanların beslenmesi üzerinde nasıl bir etkisi olabilir” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Bir Gece Günlüğüme Yazdığım Cümle
Geçen hafta gece uyuyamadım yine. Balkon kapısını açtım. Hava sıcaktı ama hafif rüzgâr vardı.
Defterimi açıp şunu yazmışım:
“Dünya yorulmuş gibi hissediyorum.”
Sonra uzun süre o cümleye baktım.
Belki biraz dramatik geliyor ama gerçekten öyle hissediyorum bazen. Küresel ısınmanın yarattığı sorunlar nelerdir diye düşününce aklıma sadece bilimsel veriler gelmiyor artık.
Susayan hayvanlar geliyor.
Kuruyan ağaçlar geliyor.
Bunalan insanlar geliyor.
Gökyüzünün tuhaf rengi geliyor.
Ve en çok da gelecekle ilgili o belirsizlik hissi geliyor.
Ama yine de içimde küçücük bir umut var.
Çünkü insanlar gerçekten isterse değişebilir.
Belki her şeyi bir anda düzeltemeyiz ama en azından daha dikkatli yaşamayı öğrenebiliriz.
Belki bir gün yaz geceleri yeniden serin olur.
Belki çocuklar yine bol bol serçe sesi duyar.
Belki dünya biraz nefes alır.
Ben hâlâ buna inanmak istiyorum.